Yeri meçhuldür, muhtemelen Hazar Denizi'nin en güneyine akan bir nehrin ağzında, Zend dilinin Grekçe ile bozulmamış olduğu yerdedir. Adada küçük bir tepe vardır, çamurlu sahil boyunca böğürtlen çalıları ve bambu kamışlar büyür. Ülkenin en önemli özelliği, tepesinde taştan bir kaplan ya da at olan ilkel bir tapınağın kömür haline gelmiş dairevi harabeleridir. Burada bir insan hayal edilerek onun vücuda gelmesi sağlanabilir. Bu adamın gerçek olmadığının tek kanıtı ateşin ona zarar vermemesidir. Eksiksiz bir adamı hayal etmek bir yıldan uzun sürer, işin belki de en zor yanı, onun sayısız saç telini hayal etmektir. Hayal edilen adamlar nehrin aşağı yanında, piramitleri ayakta kalmış başka yıkık tapınakların ateş tanrısı rahibi olarak görev yaparlar; diğerleri kendilerinin var olmadıklarının farkına bile varmaksızın normal insanlar arasında yaşar. Kendi gerçekliğini doğrulamak isteyen herhangi bir seyyah, bunu ülkede sık sık rastlanan ateş sınavından geçmek suretiyle yapabilir.
Borges, "Las Ruinas Circulates"
El jardin de senderos que se bifurcan
- Mood:
Isolated - Listening to: cohen
- Reading: selim
- Watching: selim
- Playing: selim
- Eating: dreamland entry cakes
- Drinking: AB-l HAYAT
Devious Comments
--
kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor.
Previous PageNext Page